Hediye vermenin, almaktan daha farklı bir duygusu var. Pek çok kişi de bu yüzden hediye vermeyi almaya tercih eder. -en azından benim çevremdekiler öyle
– Karşındakini mutlu etmenin, yüzündeki ifadeleri birer birer seyretmenin gerçekten çok büyük bir zevk verdiği doğru. Sırf bu yüzden özel günleri iple çektiğim çok oldu. Bir buket çiçek ile sevdiklerinizin gönüllerini almak, mutlu oldukları an yanlarında olmak her şeye bedel.
Mutlu olabilmek için öyle çok da büyük mucizelere, olmayacak gibi görünen şeylere bağlanmaya gerek yok. Hele ki küçücük olaylardan bile mutlu olabilmeyi öğrendiyseniz hayat sizin için apayrı, tertemiz bir sayfa daha açıyor. Aslında koca bir yıl içerisinde birbirimizi sevindirmek için bir sürü farklı sebebimiz oluyor. İlk karşılaşma, ilk buluşma, işe başlama, nişan, evlilik derken tahminlerimizden daha fazla özel günle karşı karşıya geliyoruz. Herkesin hatırlanmak istediği şu dünyada, mümkün olduğunca bu tarihleri hafızalara kazıyıp es geçmemek de çok önemli. Aksi halde iki sevgili hararetli bir kavgaya tutuşabilirken, evli bir çift de o özel günü mutsuz bir şekilde geçirebiliyor.
Bu gibi tatsızlıkların yaşanmaması için bazı savunma taktikleri geliştirilmemiş değil. Fakat ne olursa olsun, bu gibi durumların affı biraz zor oluyor, benden söylemesi. Örneğin; “Sadece bir gün değil, her gün benim için çok değerlisin.” düsturunu benimsemek her ne kadar güzel gibi görünse de; pek çoğumuz bunu sadece lafta bırakıp, hislerimizi içimize atıyoruz. Oysa ki o özel günde küçük bir sürpriz yapıp, rengarenk bir çiçek aranjmanı ile sevdiklerimizin gönüllerini almak çok da zor değil. E hadi o zaman hiç durmayın, ona en sevdiği renklerden kocaman bir çiçek gönderin! Bu çiçekler sevginizin sembolü olsun, mutluluğunuz daim olsun!




















